Sağlık turizmi acentaları ve klinikler: dijital iş birliği
Sağlık turizmi acentaları ve klinikler arasındaki dijital iş birliğinde alan adı, lead sahipliği, atıf ve marka çakışması nasıl kurgulanır?
Yazan Roozbeh Nazari · CEO
Sağlık turizmi acentaları ve klinikler arasındaki iş birliği çoğu zaman hasta yönlendirme anlaşmasıyla başlıyor, ama asıl sürtünme dijital tarafta çıkıyor: siteyi kim yapacak, reklamı kim verecek, gelen talep kimin kaydında duracak ve bir ay sonra bu talebin nereden geldiğini kim gösterebilecek? Bu yazı tıbbi süreçleri değil, iki taraf arasındaki dijital çalışma modelini ele alıyor; kurulumda baştan karara bağlanmazsa sonradan pahalıya mal olan başlıkları sırayla geçiyoruz.
Önce rolleri ayırın: acente, ajans ve klinik
Üç farklı rol sık sık birbirine karışıyor. Aracı kuruluş, hastayı bulan ve seyahat-koordinasyon tarafını yürüten taraftır. Ajans, dijital varlıkları kuran ve talep üreten taraftır. Klinik ise hizmeti veren ve mevzuat karşısında sorumlu olan taraftır. Aynı şirket bu rollerden birkaçını üstlenebilir, ama sözleşmede rollerin ayrı ayrı yazılması gerekir; çünkü her rolün ürettiği varlık farklıdır ve anlaşma bittiğinde farklı yerlere gider.
Türkiye'de uluslararası sağlık turizmi faaliyeti yetkilendirmeye tabi ve aracı kuruluşların yetki belgesi süreci Sağlık Bakanlığı çatısındaki USHAŞ tarafından yürütülüyor. Bu durum dijital tarafa doğrudan yansıyor: kimin hangi hizmeti hangi dilde tanıtabileceği, yetki durumuna bağlı. Belgenin pazarlama tarafındaki sonuçlarını sağlık turizmi yetki belgesi yazısında ayrıntılandırdık. Rollerin tanım farkı içinse acente ve ajans farkı yazısına bakabilirsiniz.
Alan adı ve içerik kimde duracak?
En kritik karar bu ve genelde en hızlı geçilen madde. İki yaygın kurgu var. Birincisinde aracı kuruluş kendi alan adında çok kliniklı bir site işletir; klinik burada bir listelemedir. İkincisinde klinik kendi alan adında kendi sitesini işletir, aracı kuruluş talep üretir ve yönlendirir. İkisi de çalışır, ama biriktirdikleri değer farklı yerde birikir.
Birinci kurguda üretilen tüm içerik, bağlantılar ve arama görünürlüğü aracı kuruluşun alan adında birikir. Anlaşma bittiğinde klinikte hiçbir dijital varlık kalmaz. İkinci kurguda klinik uzun vadede kendi görünürlüğünü kurar, ama başlangıçta daha yavaş ilerler ve daha çok yatırım ister. Doğru cevap yok; yanlış olan, bu kararı farkında olmadan vermek. Klinik tarafındaki kurulum ihtiyaçlarını klinikler için hizmet sayfamızda topladık.
Üçüncü bir kurgu da giderek yaygınlaşıyor: klinik kendi alan adını tutuyor, aracı kuruluş ise kendi markasıyla ayrı bir talep kanalı işletiyor ve iki taraf içerik üretimini paylaşıyor. Bu modelde tek şart, aynı hizmet için iki tarafın birbiriyle yarışan sayfalar üretmemesi. Hedef sorgu listesi baştan paylaşılmazsa iki site aynı sorguda birbirini bastırır.
Lead sahipliği ve atıf zinciri
İkinci sürtünme noktası, gelen talebin kime ait olduğu. Aracı kuruluşun formundan gelen bir talep kliniğe iletildiğinde, o hastanın iletişim bilgisi kimin sisteminde kalır? Anlaşma sona erdiğinde bu kayıtlar ne olur? Bu soruların cevabı sözleşmede yoksa, ayrılık anında iki tarafın da elinde eksik bir liste kalır.
Atıf tarafında pratik kural şu: her iki taraf da kendi kanalını kendi ölçüm kurulumunda izlemeli, ama ortak bir kaynak etiketi üzerinde anlaşmalı. Aracı kuruluştan gelen trafiğe tutarlı bir kampanya etiketi verildiğinde, klinik hangi talebin nereden geldiğini kendi tarafında görebiliyor. Etiket yoksa tüm talep doğrudan trafik olarak görünür ve iş birliğinin katkısı ölçülemez hâle gelir.
Talebin forma düştüğü andan randevuya kadar olan zinciri kurmak, iki taraflı çalışmada tek taraflıya göre daha önemli; çünkü ödeme ve komisyon tartışmaları bu zincire dayanıyor. Mesajlaşma kanallarının bu zincire nasıl bağlandığını WhatsApp Business API ile hasta funnel'ı yazısında adım adım anlattık.
Mevzuat ve içerik denetimi kimde?
Sağlık hizmetlerinin tanıtımı Türkiye'de sıkı kurallara tabi; sonuç vaadi, hasta karşılaştırması ve teşvik edici ifadeler kabul edilmiyor. Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu: içeriği aracı kuruluş üretse bile, tanıtılan hizmetin sahibi klinik olduğu için denetim sorumluluğu kliniğin masasından kalkmıyor.
Pratik çözüm, yayın öncesi tek bir onay adımı kurmak. Aracı kuruluşun ürettiği her hasta-yüzlü metin, yayına çıkmadan önce klinik tarafındaki bir sorumlu tarafından okunmalı ve onay kaydı tutulmalı. Bu adım yavaşlatıyor gibi görünse de, sonradan sayfa kaldırma ve kampanya durdurma maliyetinin yanında ucuz kalıyor. Uyumlu metin yazımının çerçevesini mevzuata uyumlu medikal içerik yazısında topladık.
Kurulum öncesi karara bağlanacak altı madde
Sözleşme masasında netleştirilecek maddeler şunlar: alan adı ve site kimin adına kayıtlı olacak; üretilen içeriğin telif ve kullanım hakkı kimde; reklam hesapları kimin yönetiminde ve anlaşma bitince kime devredilecek; lead kayıtları hangi sistemde tutulacak ve devir koşulu ne; hedef sorgu listesi nasıl paylaşılacak ki iki taraf çakışmasın; yayın öncesi onay akışı kimden geçecek.
Bu altı madde bir sayfaya sığıyor ve genelde bir saatlik bir toplantıda karara bağlanabiliyor. Karara bağlanmadığında ise iş birliğinin ikinci yılında, çoğunlukla ayrılık gündeme geldiğinde konuşuluyor; o noktada tarafların pazarlık gücü eşit olmuyor. Sağlık turizmi acentaları ile klinikler arasındaki dijital iş birliğinde sürdürülebilirliği belirleyen şey, hasta hacminden çok bu altı maddenin baştan yazılmış olması.
Ortak içerik üretiminde iş bölümü
İki taraf da içerik üretiyorsa, üretimi konuya göre değil yetkinliğe göre bölmek daha iyi sonuç veriyor. Klinik tarafı tıbbi doğruluk gerektiren her şeyi üstlenmeli: işlem açıklamaları, hazırlık ve iyileşme süreçlerine dair bilgilendirme, doktor profilleri. Aracı kuruluş ise seyahat, konaklama, ulaşım, vize ve süreç koordinasyonu gibi kendi uzmanlık alanına giren içerikte daha güçlü.
Bu ayrım sadece kalite meselesi değil, sorumluluk meselesi. Tıbbi içeriği yetkinliği olmayan taraf yazdığında, ortaya çıkan metin hem denetimde sorun yaratıyor hem de hasta sorularını doğru karşılamıyor. Yetkinlik sınırını sözleşmede yazmak, sonradan kimin neyi onaylayacağı tartışmasını büyük ölçüde bitiriyor.
Dil tarafında da bir iş bölümü gerekiyor. Hedef pazarların her birinde arama davranışı farklı; Arapça konuşan bir hastanın sorduğu soru ile Almanya'dan gelen bir hastanın sorduğu soru aynı değil. Hangi dilde kimin içerik üreteceği ve çevirinin mi yoksa o dilde özgün üretimin mi yapılacağı, kurulum aşamasında karara bağlanmalı.
Anlaşma bittiğinde ne oluyor?
İş birliklerinin çoğu bir gün sona eriyor ve dijital tarafta ayrılık, ticari ayrılıktan daha karmaşık. Alan adı bir tarafta, reklam hesabı diğerinde, içerik üçüncü bir yerde ve hasta kayıtları ikisinde birden olabiliyor. Devir maddesi yoksa taraflar genelde ellerindekini tutuyor ve iki taraf da eksik bir varlık setiyle kalıyor.
Sözleşmeye konulacak tek cümle çoğu zaman yeterli oluyor: her varlığın sahibi baştan belirlenir ve fesih hâlinde devir süresi ile biçimi yazılır. Reklam hesapları için devir teknik olarak mümkün; içerik için kullanım hakkı tanımlanabilir; hasta kayıtları içinse veri koruma yükümlülükleri ayrıca gözetilmeli. Bu maddeyi yazmanın maliyeti bir toplantı, yazmamanın maliyeti bazen bir yıllık görünürlük.
Kaynaklar
- USHAŞ — Uluslararası Sağlık Hizmetleri A.Ş.: Sağlık Bakanlığı çatısındaki kuruluş; uluslararası sağlık turizmi yetkilendirme, aracı kuruluş belgelendirme ve resmi istatistiklerin yürütücüsü.