SEO danışmanlığında ilk 90 gün: yol haritası
Bir SEO danışmanlığının ilk üç ayında sırasıyla ne yapılır: erişim ve ölçüm, teşhis, önceliklendirme ve ilk uygulama dalgası.
Yazan Roozbeh Nazari · CEO
SEO danışmanlığında ilk üç ay, işin geri kalanının nasıl gideceğini belirliyor. Bu sürede yapılan iş çoğu zaman görünmez olduğu için, müşteri tarafında "hâlâ bir şey olmadı" duygusu ile danışman tarafında "asıl işi şimdi yapıyoruz" duygusu aynı anda yaşanıyor. Bu yazı, ilk 90 günün ne ile doldurulduğunu ve her aşamanın sonunda elde somut olarak ne olması gerektiğini anlatıyor.
Çalışma modelinin kendisini yaklaşımımız sayfasında, kapsam başlıklarını ise hizmetlerimizde anlatıyoruz. Danışman seçme aşamasındaysanız sorulması gereken 12 soru listesi bu yazıdan önce gelir.
İlk 30 gün: erişim, ölçüm ve mevcut durum
Birinci ayın işi analiz değil, altyapı. Erişimler alınmadan yapılan her analiz tahmindir. Bu aşamada tamamlanması gerekenler sınırlı ve nettir: Search Console ve analitik hesaplarına erişim, sunucu günlüklerine ya da en azından tarama verisine erişim, içerik yönetim sistemine erişim ve yayın sürecinin kim tarafından, hangi onayla işlediğinin öğrenilmesi.
Ölçüm tarafında ilk soru "sıralamamız ne" değil, "elimizdeki veri güvenilir mi" olmalı. Dönüşüm olayları doğru mu tanımlanmış, iç trafik dışlanmış mı, dil sürümleri ayrıştırılabiliyor mu. Çok dilli kurulumlarda bu son madde tek başına bir haftayı alabiliyor; GA4'te locale bazlı funnel yazısında bunun kurulumunu anlatmıştık.
Ayın sonunda elde olması gereken şey bir rapor değil, bir temel çizgi: bugünkü hâli tarif eden, üzerinde uzlaşılmış bir sayı seti ve bu sayıların nereden geldiğinin yazılı olduğu bir not.
31-60. gün: teşhis ve önceliklendirme
İkinci ay teşhis ayı. Teknik denetim, içerik envanteri ve talep tarafının haritası bu ayda çıkarılıyor. Denetimin çıktısı bir bulgu listesi olur; ancak bulgu listesi tek başına bir plan değildir ve bu ayın asıl işi listeyi sıraya koymak.
Sıralama ölçütü üç sorudur. Bu bulgu düzeltilirse ne değişir, düzeltmesi kimin işine girer ve ne kadar sürer, düzeltilmezse ne kaybederiz. Üçüncü soru genellikle sorulmuyor ve liste bu yüzden kolaydan zora değil, önemliden önemsize sıralanmış olmuyor.
Bu ayda müşteri tarafında en çok gerginlik yaratan konu, hiçbir şeyin yayına çıkmamış olması. Bunun önüne geçmenin yolu, ayın ortasında küçük ve geri alınabilir bir düzeltme dalgasını yayına almak; teknik borç ödemeye başlamadan önce sistemin gerçekten çalıştığını görmüş oluyorsunuz.
61-90. gün: ilk uygulama dalgası
Üçüncü ay uygulama ayı. Burada iki paralel hat yürüyor: teknik düzeltmelerin sıraya göre yayına alınması ve içerik tarafında ilk kümeye başlanması. İkisini aynı anda yürütmek şart değil, ama birini tamamen bekletmek de doğru değil; teknik taraf hiç ilerlemezse içerik yayınlamak boşa gidiyor, içerik hiç başlamazsa teknik iyileştirmenin karşılığı görünmüyor.
Bu ayın sonunda beklenecek şey, sıralama tablosunda bir sıçrama değil. Beklenecek şey şudur: değişikliklerin yayına alındığının doğrulanmış olması, ölçümün bu değişiklikleri ayırt edebilir hâle gelmiş olması ve bir sonraki çeyreğin listesinin gerekçeli biçimde hazır olması.
Kim neyi yapar
İlk 90 günde en sık tıkanan yer teknik değil, sorumluluk. Danışman bulguyu üretir, ancak bulgunun yayına girmesi çoğu kurumda başka bir ekibin işidir ve o ekibin kendi öncelik listesi vardır. Bu ilişki başta yazılı hâle gelmezse, üçüncü ayda elinizde uygulanmamış bir liste kalıyor.
Pratikte üç rolün baştan belli olması gerekiyor. Kararı kim verir: kapsam ve öncelik değiştiğinde onay veren tek bir isim olmalı. Uygulamayı kim yapar: her bulgunun karşısında bir ekip adı bulunmalı, "geliştirme" gibi genel bir etiket değil. Doğrulamayı kim yapar: bir değişikliğin yayına girdiğini kimin, hangi yöntemle teyit ettiği belli olmalı.
Bu üçü yazıldığında ilk 90 günün ritmi kendiliğinden oturuyor; yazılmadığında her madde ayrı bir müzakereye dönüşüyor ve danışmanın zamanı işin kendisine değil, işin sırasını savunmaya gidiyor.
İlk 90 günde sık görülen üç hata
Birincisi, birinci ayı rapor yazmakla geçirmek. Kapsamlı bir başlangıç raporu iyi görünüyor ama kimse iki kere okumuyor; aynı emek, erişimlerin tamamlanmasına ve ölçümün düzeltilmesine harcandığında karşılığı çok daha yüksek oluyor.
İkincisi, hiçbir şeyi yayına almadan üç ay teşhis yapmak. Yayın hattının gerçekten çalışıp çalışmadığı ancak küçük bir değişiklik geçirilerek öğreniliyor ve bunu üçüncü ayda öğrenmek pahalı oluyor.
Bu ikinci hatanın bir de sessiz maliyeti var: yayın hattındaki tıkanıklık geç fark edildiğinde, üçüncü ay için planlanan uygulama dalgası dördüncü aya kayıyor ve ilk çeyreğin sonunda gösterilecek somut bir çıktı kalmıyor.
Üçüncüsü, ilk çeyrekte sıralama raporlamaya başlamak. Bu dönemde sıralama hareketleri büyük ölçüde gürültüdür ve raporun merkezine konduğunda tarafların dikkatini yapılan işten uzaklaştırır. İlk çeyrekte raporlanması gereken şey, yapılan işin kendisi ve ölçümün ne kadar güvenilir hâle geldiğidir.
Ne vaat edilmez
Bu noktada açık olmak gerekiyor. Google'ın konuya ayrılmış dokümantasyonu bunu doğrudan yazıyor: kimse Google'da birinci sıra garantisi veremez. Garanti veren, Google ile özel bir ilişkisi olduğunu ima eden ya da yöntemini gizli tutan bir teklif, sözleşmeye dönüşmeden önce elenmelidir.
Aynı doküman, danışmana sorulacak sorular arasında sonuçların ne olacağı ve hangi zaman aralığında beklendiği sorusunu da sayıyor. Bu sorunun dürüst cevabı bir tarih değil, bir aralık ve bir gerekçedir. Zaman aralığı sektöre, sitenin mevcut durumuna ve yayın hızına göre değişir; bunu tek bir rakamla söyleyen herkes ölçmediği bir şeyi söylüyor demektir.
İlk 90 günün teslim listesi
- Erişimlerin tamamı ve yayın sürecinin yazılı tarifi
- Üzerinde uzlaşılmış, kaynağı belli bir temel çizgi
- Gerekçeli sıraya konmuş teknik bulgu listesi
- Yayına alınmış ilk düzeltme dalgası ve doğrulaması
- İlk içerik kümesinin planı ve başlamış ilk parçaları
- Bir sonraki çeyreğin önceliklendirilmiş listesi
Bu altı maddenin tamamı elde değilse üçüncü ay tamamlanmamış demektir; beşinin elde olması "yolunda" anlamına gelir. Listeyi çeyrek sonunda birlikte gözden geçirmek, hangi maddenin neden eksik kaldığını konuşmanın en sakin yolu.
Bu takvimin her kurumda birebir aynı işlemediğini de söylemek gerekiyor. Sitenin büyüklüğü, yayın hattının hızı ve iç ekiplerin kapasitesi aşamaların süresini değiştiriyor; küçük bir sitede ilk ay iki haftaya inebiliyor, kurumsal bir yapıda erişimlerin tamamlanması tek başına bir ayı bulabiliyor. Değişmeyen şey sıra: ölçüm güvenilir hâle gelmeden teşhis, teşhis sıraya girmeden uygulama yapılmıyor. Bu sırayı bozan projelerde üçüncü ayın sonunda elde çok iş, az sonuç kalıyor.
Kendi durumunuz için bu takvimi konuşmak isterseniz iletişim sayfasından yazabilirsiniz.